Dragon’s Dogma: Official Reveal Trailer

Yayınlandı: 13 Temmuz 2011 malagand tarafından Game Trailers içinde
Etiketler:
Reklamlar
yorum
  1. malagand dedi ki:

    Alıntıdr.Kaynak Satır sonunda belirtilmiştir.

    “Birkaç kişilik bir grupla büyüklü küçüklü yaratıkları avladığınız, köylerden görevler aldığınız, fantezi öğeleri barındıran bir Capcom yapımı söyleyin” diye sorsam cevabınız ne olur? Monster Hunter mı? Evet, biri bana bu soruyu sorsa ben de aynı cevabı verirdim. Lakin oyunun yapımcısı Hideo Itsuno yeni oyunları Dragon’s Dogma ile Monster Hunter arasındaki kurduğumuz bu benzerliği oldukça garip buluyor. Ona göre Dragon’s Dogma tamamen batı çizgisinde, apayrı bir oyun. Hatta Itsuno’ya göre Dragon’s Dogma RYO bile değil, bir action/adventure. Üzerinde büyük bir titizlikle uğraşılan Dragon’s Dogma’nın sanki başka bir oyunlarının kopyasıymış gibi algılanmasından rahatsız Itsuno. Çünkü DD Capcom’un gelmiş geçmiş en kalabalık geliştirici ekibine sahip yapımı ünvanını taşıyor. Itsuno da boş adam değil hani; Devil May Cry 3 ve 4’ün yönetmenliğini yapmış bir kişiden bahsediyoruz burada. Peki, bu oyun RYO değilse, nedir?

    Bu mu, yoksa God of War 3’teki Chimera mı döver? Cevabı size bırakıyoruz.

    Dragon’s Dogma, azıcık da olsa RYO öğeleri barındıran bir action/adventure oyunu. Konusu ve oynanış tarzı itibariyle RYO gibi görünse de aslında tam olarak öyle değil. Hatta hazır konu demişken oyunun hikâyesinden bahsedeyim de, siz karar verin. Ejderhaların uzun zaman önce neslinin tükendiğinin düşünüldüğü bir dünyada birden bir ejderha ortaya çıkıverir ve rastgele şehir ve köylere saldırmaya başlar. Yine bir saldırı anında oyunumuzun başkarakteri olacak şanslı delikanlı/hanımefendi zihninde ejderhanın sesini duymaya başlar. Sese göre ejderha başkarakterimizin kalbini çalmıştır (mecazi anlamda herhalde) ve karakterimiz ejderhanın kumandasına girmiştir. O andan itibaren ejderhanın istekleri bizim için bir görev haline gelmiştir. Ta ki ejderhayı bulup kalbimizi geri almamız ve irademizi tekrar ele geçirmemiz konusunda ona meydan okuyana kadar…

    BİR EJDERE GÖNÜL VERDİM

    Oyunun senaryosu gereği sadece ejderhanın isteklerini yerine getirecekmişiz gibi görünse de işin aslı öyle değil. Açık dünya oynanışına sahip olacak oyunda gideceğimiz köylerden ve şehirlerden bir sürü görev toplayacağız. Ejderhanın tekrar belirmesiyle kaosa sürüklenen dünyada insanların ihtiyaçları da artmış olacak. Huzursuzluk yaratan koca koca yaratıkları öldürmemiz için halk bizden yardım isteyecek. Biz de bu yan görevleri yerine getirecek, para kazanacağız.

    Capcom’un oyuna ne kadar önem verdiğini görmek, sadece şehirlere bakarak mümkün olabilir. Demoda gösterilen şehir o kadar detaylandırılmış ki, yalnız bu şehirde 200 adet kendi işine bakan NPC bulunuyor. Bunların sadece dörtte biri görev verse bile, bir tek bu şehrin bulunmayacağını düşündüğümüzde oyunun sunacağı içeriği varın siz hesap edin.

    Şehirlerde yapabileceğimiz tek şey görev almak olmayacak. Her Japon RYO’sunda olduğu gibi (ama oyun RYO değil, unutmayın) yeni silahlar almak, mevcut silahı güçlendirmek, sağlık almak gibi işler de şehirlerde gerçekleştirilebilecek. Bunların dışında şehirlerde yanınıza adam alıp kendi grubunuzu kuracak, görevleri birlikte yapacaksınız. Evet, aslında oyun grup tabanlı bir aksiyon/macera oyunu. İyice kafanız karıştı, değil mi? Ama durum böyle. Ekibimize katacağımız kişiler bir Warrior, bir Strider veya bir Mage olabilir. Bu kişiler savaşlarda fiziksel güç olarak yardımcı olsalar da stratejik olarak da faydalı olacaklar. Savaşlar sırasında sadece emir almayan, fikir de veren bu “arkadaşlar”, karşılaştığınız yaratığın zayıf noktasını söyleyecek, nasıl bir taktik uygulamanız gerektiği hakkında fikir verebilecekler.

    ERKEKSEN YERE İN! AA, DİŞİYMİŞ!

    Dragon’s Dogma’da karşılaşacağımız yaratık ve boss sayısı ne kadar çoksa onları öldürmek için izleyeceğimiz stratejiler de o kadar farklı olacak. Demoda gösterilen bir dövüşte karşımıza çıkan Hydra kesilen başlarının yerine yenilerini çıkarırken takım arkadaşlarımızı da patır patır yere seriyordu. Böyle bir dövüşte savunmaya dayalı bir dövüş sergilemek zorunda kalacağız. Başka bir dövüşte karşımıza çıkan Griffin ise ataklarımızdan kaçınmak için sürekli havada geziniyordu. Bu tip farklılıklar oyunu monotonluktan kurtaracaktır hiç şüphesiz.

    Grubumuzla etkileşimimiz sadece onları dinlemekten ibaret olmayacak. Asıl olarak yapay zekâ kontrolündeki adamlarımız kendi sınıfları doğrultusunda bir strateji izleyerek düşmanlarımıza saldıracaklar. Bunun yanında biz de onlara yardımcı olabileceğiz. Adamlarımıza emirler verecek, düştüklerinde tekrar kaldırabileceğiz. Bunlar kontrolörün D-Pad tuşlarıyla gerçekleştirilecekler. Ayrıca bazı anlarda ekrana çıkacak tuşa zamanında basarak ekip arkadaşlarımızla ortak bir kombo yapıp daha güçlü bir darbe indirebileceğiz avımıza.

    Oyunda Warrior, Strider ve Mage sınıflarının bulunacağından bahsettik. Şimdi bu sınıfları biraz açalım. Warrior sınıfı klasik Tank rolünü üstlenecek. Ağır zırhı, kılıcı ve kalkanı sayesinde dövüşlerde en önde duracak ve düşmanın dikkatini kendi üzerine toplayacak. Rogue sınıfı ok veya iki hançer kullanıp gruba destek verecek. Ayrıca oyunun karakterlerinin gerçekleştirebileceği ilginç bir özellik olan “tutma” veya “tutunma” özelliğini en rahat bu sınıf yapabilecek. Düşmanı tutma özelliği aslında konsol oyunlarında bir ilk değil. Bir örneğini daha önce “Shadow of Colossus”da gördük. Bu özellik sayesinde kendi boyutlarımızda veya daha küçük bir düşmanı tutup bir diğer düşmana savurabileceğimiz gibi, bizden kat be kat büyük bir yaratığın üzerine çıkıp zayıf noktasına ölümcül bir darbe vurabileceğiz.

    MAGUS MAKSİMUS

    Oyunun en radikal yeniliğe sahip sınıfı hiç şüphesiz Mage olmuş. Oyunda büyücüler hem saldırı hem iyileştirme büyülerini kullanacaklar. Fiziksel saldırılara karşı zayıf olacaklarından yaratıkların yanına pek sokulmak istemeyecekler. Asıl radikal yönleri ise büyü kullanımlarında saklı. Büyücüler yaptıkları büyüler için mana veya enerjiye ihtiyaç duymayacaklar. Aksine büyülerinin gücünü devamlılıkları belirleyecek. Bir büyücü başta zayıf büyülerle saldırmaya başlarken ardı ardına yapacağı büyüler sonucu gittikçe daha güçlü büyülere geçiş yapacaklar. Bütün iş büyücünün konsantrasyonunun bozulmamasına bağlı olacak. Adeta transa geçmiş gibi odaklandıkları işte rahatsız edilmemeleri gerekecek. Oyunun başında yaratacağımız karakterle bu üç sınıftan herhangi birine mensup olabileceğiz.

    Küçük bir ayrıntı olarak oyunun bir de moral sistemine sahip olacağını belirtelim. Bu moral sistemi ekip arkadaşlarınızın grubunuzdan ayrılıp ayrılmayacağını belirlemese de yapacağınız seçimler oyunun sonunu etkileyecek. Bu da RYO’larda artık mutlaka gördüğümüz bir özellik.

    Dragon’s Dogma’yı Monster Hunter’a benzetmemizin bir sebebi de bu parti tabanlı oynanışta saklı. Ancak bu oyunun en büyük farkı, eğer multiplayer oynanış sunacaksa bile bunun henüz nasıl olacağının açıklanmamış olması. Mevcut haliyle oyun tamamen tek oyunculu oynanışa göre hazırlanmış gibi duruyor. Fakat co-op senaryo oynanışı olmasa bile oyunda bir multiplayer özelliği bulunacağını biliyoruz.

    TABANLARIMA KARA SULAR İNDİ

    Oyun single player olarak oldukça geniş bir dünya sunacak önümüze. Bu dünyada istediğimiz yere koşacak, dilediğimiz yere tırmanabileceğiz. Oyun haritasında neredeyse hiçbir yer ulaşılamaz olmayacak. Yalnız oyunun dünya haritası o kadar geniş olacak ki her yere de koşarak gidemeyeceğiz. Oyunda bir de hızlı seyahat sistemi bulunacak ama bu sistemin at sürerek mi yoksa harita üzerinde bir yer seçip orada yoktan var olarak mı çalışacağı henüz bilinmiyor.

    Capcom, bünyesinden sürekli yeni fikri mülkler çıkarmakta başarılı bir firma. Geçmişte yaptığı işler bu teze ispat niteliğinde zaten. Yeni oyununa da oldukça güveniyor ki, sunacağı geniş içerik ve yeniliklerle güvenmekte haklı da. Capcom’un elinden batı usulü bir fantezi oyunu çıkacağını bilmek ve vaadedilenlerin başarılı olduğunu görmek, sessiz sedasız gelen bu oyun için heyecanlanmamıza yetiyor da artıyor bile.

    kaynak
    http://oyungezer.com.tr/makaleler/115-on-incelelemeler/5854?start=1

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s